Cuma, Kasım 02, 2007
Çalışanların Facebook hayatı sona eriyor (mu? Ne dersiniz?)
IT güvenlik ve kontrol firması olan Sophos'un yaptığı araştırmaya göre çalışanların yüzde 50'sinin işverenleri tarafından Facebook'a girmesi engellendi. İşverenler, Facebook'un verimi olumsuz etkilediğini ve güvenli olmadığını düşünüyor. Sophos'un 6 yüz çalışanla yaptığı anket sonucunda yüzde 50 çalışan Facebook'un şirketleri tarafından engellediğini söyledi. Çalışanların yüzde 50'si ise şirketlerinde Facebook'un engellenmediğini söylüyor. Engellenmeyenler arasında yüzde 8'lik grup Facebook'un çalışanların tepki vermesinden korkulduğu için engellenmediğini düşünüyor. Ayrıca işverenlerin yüzde 66'sı çalışanlarının meslektaşlarıyla Facebook'ta çok fazla önemli bilgi paylaştığını düşünüyor.
Bizde hala açık, MSN geçenlerde kapanmıştı. Halbuki ben de şirket içi bir grupla Facebook furyasında iş çıkarmayı düşünüyordum...
Perşembe, Kasım 01, 2007
Size bir soru: Facebook hangi cinsiyette daha popüler?
Hangi ülkede?
Hangi yaş aralığında?
Hatta belki hangi SES için? gibi...
Marketing Türkiye'den bir habere göre:
Facebook, kızlar arasında 2 kat daha popüler
Facebook çılgınlığı ortalığı kasıp kavurmaya devam ediyor. Anderson Analytics şirketinin 18-24 yaş arası kolej öğrencileri arasında yaptığı araştırmaya göre Facebook, gençler arasında en gözde sosyal-network sitesi haline geldi. Site, geçen yılın 1 numarası MySpace’in tahtına kurulurken; Facebook’un kızlar arasında, erkeklere oranla 2 kat daha popüler olduğu ortaya çıktı. Araştırmaya göre MySpace, kızlar arasında ikincilik koltuğuna gerilerken, erkekler arasında ilk 5’e bile giremedi.
Araştırma, sosyal network sitelerini kullanarak genç insanları hedefleyen pazarlamacıların, erkeklere oranla kızlara ulaşmada daha başarılı olduklarını ortaya koyuyor. Anderson GenX2Z Gençlik Araştırma Grubu Baş Danışmanı Jesse Chen, “Bu cinsiyet farklılaşması gerçekten dikkate değer. Gençler arasında kariyer sitelerini ziyaret oranlarına baktığımızda ise tam tersini görüyoruz. LinkerIn gibi siteleri daha çok erkekler dolaşıyor” diyor.
Kolejliler, Amerika’da pazarlamacılar için en güçlü kitleyi oluşturuyor. Anderson Analytics Yönetim Ortağı Tom Anderson, “Onlar, anne-babalarının ne alacağı konusunda çok önemli etkiye sahipler. Sonra kendi paralarını kazanmaya başlıyor ve geleceğin müşterileri haline geliyorlar. Pazarlamacıların en gözde hedefi onlar. Amerika’da herkes daha genç olmak istiyor, biz de onlarla meşgulüz” diyor.
Araştırmada ayrıca, kolejli gençler arasında en popüler kitabın “Harry Potter”, giyim markasının “Old Navy”, derginin “Cosmopolitan”, fast-food restoranının “Taco Bell”, TV programının “Grey’s Anatomy”, içeceğin “Coca Cola”, MP3 çaların “iPod”, müzik grubunun “Linkin Park” ve ünlünün de “Johnny Depp” olduğu ortaya çıktı.
En popüler markalar da var. Türkiye'de böyle bir araştırmayı niye Türkiye'de tekrarlamayalım? Buradan pazar araştırması şirketlerine çağrı... Umarım duyan birileri olur :)
Salı, Ekim 30, 2007
Türkiye'de Facebook her yerde iken, hangi network ne amaçla kullanılıyor dersiniz?
- Facebook: Çoğunlukla arkadaşlarla irtibatta olmak için kullanıyor.
- Myspace: Özellikle eğlence işinde olanlar için (müzisyen, stand-up sanatçısı vb.) profesyonel amaçlı kullanılıyor.
- LinkedIn: İş amaçlı bir sosyal site- "as a place to network and look for work"
Bu arada MySpace'te 100 milyon kişiye karşılık Facebook'ta 48 milyon kişi varmış. Ben şu anda sadece Facebook'ta varım ve orada bile olayın hızına adapte olabilmiş değilim. Diğerlerine girebilir miyim, pek zannetmiyorum.
Bence şirketler için yepyeni ve çok kuvvettli bir dahili ağ olarak kullanılabilir. Şahsen ben ciddi ciddi düşünüyorum. Düşünsenize, satış & pazarlama teşkilatınızla kapalı bir network üzerinden her türlü bilgiyi paylaşsanız güzel olmaz mı? E-postadan ne farkı mı var? Çok farklı bence.
Pazar, Ağustos 26, 2007
Cuma, Ağustos 17, 2007
Şu anda okuduğum kitabı herkese tavsiye ediyorum!
Şiddetle, hararetle tavsiye olunur.4HWW, şu anda Amazon.com'da en çok satanlarda #20.
Buraya da bakabilirsiniz.
Çarşamba, Ağustos 15, 2007
Bugünkü Sabah-Günaydın'da WOMM!
Şirin Hanım magazin eki olan Günaydın'da süper bir yazı yazmış. Yazıdan konuyu araştırdığı da belli, çünkü WOMM'u "ağızdan ağıza pazarlama" olarak tanımlıyor.
Hoşuma giden başka bir tanım ise sosyal reklam.
Diyor ki:
Toplum önerlerine reklamını yapmak istedikleri ürünlerini yolluyorlar ve 'bunları kullan ve anlat' diyorlar.
Yeni çağın reklam metodu bu artık!
Ne kadar da doğru, değil mi?
Pazartesi, Ağustos 13, 2007
Nothing is impossible: Paul Potts'un hikayesi
Paul Potts kim mi? Gelin Wikipedia'dan bakalım:
Paul Potts (born 1970 in Bristol, England), from Port Talbot in South Wales, is a singer who became the winner of the first series of ITV's Britain's Got Talent, singing operatic arias and impressing the judges in all of his performances. At the time of his victory on Britain's Got Talent, he had been working in The Carphone Warehouse, but following his win he has been signed by the show's judge Simon Cowell to record an album. Potts has previously worked in unpaid opera productions from 1999 to 2003, however, a series of illnesses combined with a bicycle accident in 2003 brought an end to his amateur opera career.[2]
Britain's Got Talent
On June 9, 2007, Potts' audition of Simon Cowell's new search-for-a-star show Britain's Got Talent was televised on ITV in UK. The actual audition was held at the Wales Millennium Centre in Cardiff on March 17, 2007[10]. Paul sang a condensed version of Giacomo Puccini's "Nessun dorma", which impressed the judges and received a standing ovation from the audience of 2,000 people. Potts' rendition of this has currently been viewed on video upload site YouTube tens of millions of times and exists among Youtube's all-time most viewed videos.
Youtube'un gücü diyorum. Biz de benzer örneklerini görmüştük biliyorsunuz. En merak ettiğim şey, acaba Paul bu başarıyı devam ettirebilecek mi?
Pazar, Ağustos 12, 2007
Teşekkürler...
Hatta unutmadan tatile çıkmadan bence gerçekten güzel bir projeyi hayata geçirdik bizim takımla. Sonuçları da etkileyici oldu.
Neyse, gelelim asıl konuya. Statcounter'dan ve feedburner'dan blogumun durumuna baktım ki ne göreyim: subscriber sayım 44'e ulaşmış. Bir sürü mail yoluyla abone olan var.
Kısaca okuyanlara bir teşekkür etmek istedim. Bundan sonra daha düzenli olarak yazılarıma devam etmeye çalışacağım. Eğer siz de beğenmeye devam ederseniz, lütfen çevrenize beğeninizi iletin :)
Viral kampanya ürün sattırır mı?
Nereden mi biliyorum? Şu anda bir Nokia N95 sahibiyim. Eşim sağolsun hediye etti.
Ama ona hediye fikrini veren benim. Hatırlayın.

